Bir trafik kazasında, olay yerinde bilirkişi incelemesi (keşif) yapılmasına karar verilmiştir. Mahkemenin, keşif sırasında dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkları, usulüne uygun olarak davetiye ile çağırmadan, sadece tarafların hazır etmesini beklemesi hukuka uygun mudur? (Bkz. Yargıtay 16. HD, 2015/20776 E., 2018/171 K.)
Hayır, hukuka uygun değildir. HMK m. 243, tanıkların kural olarak davetiye ile çağrılacağını emreder. Aynı şekilde, HMK m. 290/2, 'Keşif sırasında, tanık ve bilirkişi dinlenebilir' hükmünü içerir. Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, keşif sırasında dinlenecek tanıkların ve yerel bilirkişilerin de usulüne uygun olarak, davetiye ile keşif yerine çağrılması gerekir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 2018/171 K. sayılı kararında da bozma ilamına uyulurken bu hususun yerine getirilmemesi eksiklik olarak görülmüştür. Tanık veya bilirkişinin duruşma dışında (keşif yerinde) dinleniyor olması, davet usulünün değiştirilmesini gerektirmez. Mahkemenin, bu kişileri davetiye ile çağırmaksızın sadece tarafların hazır etmesini beklemesi, delillerin eksik toplanmasına ve yargılamanın usulüne uygun yürütülmemesine yol açar. Özellikle, davete rağmen gelmeyen bir tanık veya bilirkişi hakkında zorla getirme gibi yaptırımların uygulanabilmesi için, resmi davetiyenin tebliğ edilmiş olması şarttır.