Bir vergi incelemesi sonucunda, mükellefin defter ve belgelerini ibraz etmediği gerekçesiyle VUK m. 353/4 uyarınca özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Mükellef, bu cezaya karşı açtığı iptal davasında, defter ve belgelerinin mücbir bir sebeple (örn. yangın, sel) zayi olduğunu ileri sürmektedir. Mahkemenin, bu iddiayı değerlendirirken hangi usulü izlemesi gerekir? Mücbir sebebin varlığını ispat yükü kime aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65110

VUK m. 13, mücbir sebepleri (vergi ödevlerinin yerine getirilmesine engel olacak derecede ağır kaza, ağır hastalık ve tutukluluk; yangın, yer sarsıntısı ve su basması gibi afetler vb.) tanımlamıştır. Defter ve belgelerin bir mücbir sebep nedeniyle ibraz edilememesi, bu fiil nedeniyle kesilecek özel usulsüzlük cezasını hukuka aykırı hale getirir. Mükellefin bu iddiayı ileri sürmesi halinde, mahkemenin izlemesi gereken usul şudur: 1) İspat Yükü: Mücbir sebebin varlığını ispat yükü, bunu ileri süren mükellefe aittir. Mükellef, bu iddiasını somut delillerle (itfaiye raporu, karakol tutanağı, hasar tespit raporları, tanık beyanları vb.) kanıtlamakla yükümlüdür. 2) Zayi Belgesi: TMK m. 838 (yeni Ticaret Kanunu m. 82/7) uyarınca, ticari defterleri zayi olan bir tacirin, bu durumu öğrendiği tarihten itibaren belirli bir süre içinde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesinden kendisine bir 'zayi belgesi' verilmesini istemesi gerekir. Vergi yargılamasında, mükellefin bu yönde bir zayi belgesi alıp almadığı önemli bir delil olarak kabul edilir. Zayi belgesinin alınmamış olması, tek başına mücbir sebep iddiasının reddi için yeterli olmasa da, iddianın ispatını zorlaştırır. Mahkeme, sunulan tüm delilleri birlikte değerlendirerek mücbir sebebin gerçekten var olup olmadığına, defterlerin bu sebeple mi ibraz edilemediğine karar verir ve bu sonuca göre cezanın iptali veya davanın reddi yönünde bir hüküm kurar.