Bir kimse, kasten yaralama suçundan yargılandığı ceza davasında, eylemini 'haksız tahrik' altında işlediği gerekçesiyle cezasında indirim yapılarak mahkum olmuştur. Mağdurun açtığı manevi tazminat davasında hukuk hakimi, ceza mahkemesinin bu haksız tahrik tespitini dikkate alarak tazminat miktarında indirim yapmalı mıdır? Bu indirim matematiksel bir oranla mı yapılır? (Bkz. Yargıtay 4. HD, 2015/10295 E., 2016/11419 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65109

Evet, hukuk hakimi bu tespiti dikkate alarak tazminat miktarında indirim yapmalıdır. Ceza mahkemesinin, eylemin haksız bir fiile tepki olarak (haksız tahrik) işlendiği yönündeki tespiti, bir maddi olgu tespitidir ve TBK m. 74 uyarınca hukuk hakimini bağlar. Bu durum, hukuk davasında, zarara uğrayan mağdurun zararın doğmasına veya artmasına kendi kusurlu bir davranışıyla sebep olduğu anlamına gelir ki bu da TBK m. 52/1'de düzenlenen 'müterafik kusur' (birlikte kusur) halidir. Bu maddeye göre hakim, tazminat miktarını indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/11419 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, mahkeme, davacının müterafik kusurunu göz önünde bulundurarak tazminattan indirim yapmalıdır. Ancak, bu indirim, ceza mahkemesinin uyguladığı indirim oranıyla (örn. 1/4) birebir aynı olmak zorunda değildir. Hukuk hakimi, ceza mahkemesinin oranına bağlı olmaksızın, somut olayın özelliklerine ve hakkaniyete göre 'uygun bir indirim' yapar. Yani indirim zorunludur, ancak oranı hakimin takdirindedir.