Bir davada mahkeme, davalıya, HMK m. 127 uyarınca cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak üzere iki hafta ek süre vermiştir. Ek süre kararının davalıya tebliği, bu ek sürenin başlamasından sonra gerçekleşmiştir. Bu durumda, ek süre hangi tarihten itibaren başlamış sayılır? (Bkz. Yargıtay 23. HD, 2015/332 E., 2015/7522 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65107

Bu durumda ek sürenin, ek süreye ilişkin kararın davalıya tebliğ edildiği tarihten itibaren başlamış sayılması gerekir. HMK m. 127, ek sürenin 'cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak' üzere verileceğini belirtir. Ancak, HMK m. 27'de düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı ve genel usul ilkeleri gereğince, bir tarafın, lehine verilen bir süreyi kullanabilmesi için öncelikle bu sürenin kendisine tanındığından haberdar olması gerekir. Tarafa tebliğ edilmemiş bir sürenin, onun aleyhine işlemeye başlaması, savunma hakkının kısıtlanması anlamına gelir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/7522 K. sayılı kararında da, HMK m. 127'nin amacına göre, sürenin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağının kabulü gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, mahkemenin ek süre kararını davalıya tebliğ etmesi ve süreyi bu tebliğ tarihinden itibaren başlatması usulen en doğru yaklaşımdır. Tebligat yapılmadan sürenin kendiliğinden işlemeye başladığını kabul etmek, adil yargılanma ilkesine aykırı olur.