Bir davanın ön inceleme duruşması tamamlandıktan sonra, tahkikat aşamasında taraflardan biri, daha önce dilekçesinde hiç bahsetmediği yeni bir vakıa (olgu) ileri sürmek istemektedir. Bu talebin akıbeti ne olur? İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı (HMK m. 141) bu durumu nasıl düzenler?
Bu talep, kural olarak mahkeme tarafından reddedilir. HMK m. 141, 'iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı'nı düzenler. Bu yasak, yazılı yargılama usulünde, tarafların ikinci cevap ve ikinci cevaba cevap dilekçelerini vermesiyle; basit yargılama usulünde ise cevap dilekçesinin verilmesi ve ilk duruşma ile başlar. Tahkikat aşaması, bu yasağın başladığı bir aşamadır. Dolayısıyla, bir tarafın, dilekçeler teatisi aşamasında ileri sürmediği yeni bir vakıayı, tahkikat aşamasında ileri sürmesi bu yasağa takılır. Bu yasağın üç istisnası vardır: 1) Karşı Tarafın Açık Muvafakati: Diğer taraf, yeni vakıanın ileri sürülmesine açıkça rıza gösterirse, yasak ortadan kalkar. 2) Islah: Taraf, HMK m. 176 ve devamı maddelerindeki koşullara uyarak, ıslah yoluyla iddiasını veya savunmasını genişletebilir. Islah, taraflara tanınmış tek seferlik bir haktır. 3) Mücbir Sebep veya Beklenmedik Hal: Yeni vakıanın daha önce ileri sürülememesi, tarafın kusurundan kaynaklanmayan bir sebebe (mücbir sebep gibi) dayanıyorsa, mahkeme bu delilin sonradan ileri sürülmesine izin verebilir. Bu istisnalar dışında, tahkikat aşamasında yeni bir vakıa ileri sürülemez ve mahkeme bu vakıayı dikkate almaz.