Bir tazminat davasında, davacının talebi mahkeme tarafından kısmen kabul, kısmen reddedilmiştir. Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin taraflar arasında paylaştırılmasında uygulanacak temel ilke nedir? Bu paylaştırma, basit bir matematiksel orana mı dayanır, yoksa hakimin takdir hakkı var mıdır?
Davanın kısmen kabul, kısmen reddedildiği durumlarda yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin paylaştırılmasındaki temel ilke, HMK m. 326/2'de belirtilen 'tarafların haklılık oranı'dır. Vekalet ücreti ise, HMK m. 323/1-ğ gereği bir yargılama gideri olup, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanır. Paylaştırma şu şekilde yapılır: 1) Yargılama Giderleri: Davacı ve davalının dava boyunca yaptığı tüm yargılama giderleri (harç, tebligat, bilirkişi ücreti vb.) toplanır. Bu toplam gider, tarafların davadaki haklılık oranlarına göre paylaştırılır. Haklılık oranı, talep edilen miktarın ne kadarının kabul, ne kadarının reddedildiğine göre belirlenir. Örneğin, 100.000 TL talep edilen bir davada 60.000 TL kabul edilmişse, davacı %60, davalı %40 oranında haklı sayılır ve toplam yargılama gideri bu oranlara göre paylaştırılır. Tarafların kendi yaptıkları masraflar bu paydan düşülür, kalan bakiye kimin aleyhine ise o taraf diğerine öder. 2) Vekalet Ücreti: Vekalet ücreti de haklılık oranına göre belirlenir. Kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine, reddedilen miktar üzerinden ise davalı lehine AAÜT'ye göre vekalet ücreti hesaplanır. Bu paylaştırma, hakimin takdirine değil, davanın sonucuna bağlı objektif ve matematiksel bir hesaplamaya dayanır.