Bir kişi, komşusunun bahçesini sulamak için açtığı su kuyusuna, 'çalışırsan seni öldürürüm' diyerek engel olmuştur. Bu eylem, TCK m. 106'daki tehdit suçunu mu, yoksa TCK m. 117/1'deki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu mu oluşturur? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, suçların içtimaı kuralları çerçevesinde açıklayınız. (Bkz. Yargıtay 4. CD, 2013/29107 E., 2015/33156 K.)
Bu eylemin, TCK m. 117/1'de tanımlanan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturup oluşturmadığının öncelikle tartışılması gerekir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2015/33156 K. sayılı ve benzeri kararlarında benimsediği yaklaşıma göre; eğer tehdit, bir kişinin çalışmasını engellemek özel kastıyla yapılıyorsa, bu eylem bir bütün olarak TCK m. 117/1 suçunu oluşturur. Tehdit fiili, bu suçun bir unsurunu veya işleniş biçimini teşkil eder ve bağımsızlığını yitirerek TCK m. 117/1 suçu içinde erir (görünüşte içtima hali). Bu durumda sanığa sadece TCK m. 117/1'den ceza verilir, ayrıca tehditten ceza verilmez. Ancak, somut olaydaki eylemin (bahçe sulamak için kuyu açmak) 'iş ve çalışma' faaliyeti sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır. Yargıtay'ın başka bir kararında (18. CD, 2017/1430 K.) bu tür bir eylemin 'gelir elde etme amaçlı ekonomik faaliyet' olmadığı ve TCK m. 117/1'i oluşturmadığı belirtilmiştir. Eğer mahkeme, bu eylemin iş ve çalışma faaliyeti olmadığı kanaatine varırsa, o zaman sanık hakkında sadece TCK m. 106'daki tehdit suçundan hüküm kurulmalıdır. Mahkemenin öncelikle fiilin TCK m. 117/1'i oluşturup oluşturmadığını tartışması, oluşturmuyorsa tehdit suçundan hüküm kurması gerekir.