Bir kişi, başkasına ait kredi kartı bilgilerini kopyalayarak sahte bir kart üretmiş (TCK m. 245/2) ve bu sahte kartla ATM'den para çekmiştir (TCK m. 245/3). Bu suçlardan dolayı açılan davada, adlarına sahte kart üretilen gerçek kişilerin sayısı mı, yoksa sahte kartların ilişkilendirildiği hesapların bulunduğu banka sayısı mı suç sayısının belirlenmesinde esas alınır? (Bkz. Yargıtay 8. CD - Karar:2015/21415)
Suç sayısının belirlenmesinde, adlarına kart üretilen gerçek kişilerin sayısı değil, sahte kartların üretildiği veya kullanıldığı 'banka sayısı' esas alınır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2015/21415 K. sayılı ve benzeri kararlarına göre, TCK m. 245/2 (sahte kart üretme) ve m. 245/3 (sahte kartı kullanma) suçlarının mağduru, kartı çıkaran ve dolayısıyla malvarlığı zarara uğrayan veya uğrama tehlikesiyle karşılaşan banka veya finans kuruluşudur. Adına kart düzenlenen gerçek kişiler ise suçun mağduru değil, suçun işlenmesinde kimlik bilgileri kullanılan kişilerdir. Bu nedenle, failin, aynı bankaya ait birden fazla kişinin bilgilerini kullanarak birden fazla sahte kart üretmesi veya kullanması halinde, bankaya karşı 'tek bir suçun zincirleme şekilde (TCK m. 43) işlendiği' kabul edilir. Ancak fail, farklı bankalara (örneğin A Bankası, B Bankası) ait hesaplarla ilişkilendirilerek sahte kartlar üretir veya kullanırsa, her bir banka ayrı bir mağdur sayılacağından, banka sayısınca ayrı ayrı suç (gerçek içtima) oluşur.