Yasadışı bahis oynatma suçundan (7258 s. Kanun m. 5) yürütülen bir soruşturmada, kolluk görevlileri, ihbar üzerine gittikleri bir internet kafede, hukuka uygun bir arama kararı olmaksızın arama yapmış ve bilgisayarlara el koymuştur. Sanık, yargılama boyunca suçlamayı reddetmiştir. Mahkeme, sadece bu arama sonucu elde edilen delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurabilir mi? (Bkz. Yargıtay 7. CD, 2021/10552 K.)
Hayır, kuramaz. Anayasa'nın 20. ve 21. maddeleri ile CMK'nın 116. ve devamı maddelerine göre, bir kişinin işyerinde arama yapılması, kural olarak, gerekçeli bir hakim kararına veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emrine tabidir. Bu usuli güvencelere uyulmaksızın, salt bir ihbara dayanılarak yapılan arama 'hukuka aykırı arama' niteliğindedir. Hukuka aykırı bir arama sonucu elde edilen deliller de 'hukuka aykırı delil'dir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2021/10552 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2 uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez ve hükme esas alınamaz. Eğer dosyada, sanığın suçlamayı kabulü veya hukuka uygun başka bir delil (geçerli bir tanık beyanı, banka kayıtları vb.) bulunmuyorsa, sadece hukuka aykırı arama sonucu elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, 'delil yasakları' ilkesinin ihlali anlamına gelir. Bu durumda, sanık hakkında 'yüklenen fiilin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' gerekçesiyle beraat kararı verilmesi gerekir.