Bir ceza davasında verilen beraat kararının, TBK m. 74 uyarınca hukuk hakimini bağlayıp bağlamayacağı, beraat kararının gerekçesine göre farklılık gösterir mi? Beraat kararının 'delil yetersizliğinden' verilmesi ile 'fiilin sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması' nedeniyle verilmesi arasında, hukuk hakiminin bağlılığı açısından nasıl bir fark vardır?
Evet, beraat kararının gerekçesi, hukuk hakimini bağlayıp bağlamaması açısından kritik bir öneme sahiptir. TBK m. 74, genel olarak hukuk hakiminin beraat kararıyla bağlı olmadığını belirtse de, Yargıtay içtihatları bu kuralı beraatın gerekçesine göre farklılaştırmıştır: 1) Delil Yetersizliğinden Verilen Beraat Kararı: Bu tür bir beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Ceza muhakemesi, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi gereği mahkumiyet için çok yüksek bir ispat standardı arar. Ceza davasında mahkumiyete yetecek derecede kesin delil bulunamaması, aynı fiilin özel hukuk sorumluluğu için yeterli delillerle ispatlanamayacağı anlamına gelmez. Hukuk hakimi, ceza dosyasında delil yetersizliği kabul edilse bile, kendi dosyasındaki delilleri (tanık beyanları, belgeler vb.) daha esnek bir ispat standardı içinde değerlendirerek haksız fiilin varlığına ve tazminata hükmedebilir. 2) Fiilin Sanık Tarafından İşlenmediğinin Sabit Olması Nedeniyle Verilen Beraat Kararı: Eğer ceza mahkemesi, yaptığı yargılama sonucunda, fiilin sanık tarafından işlenmediğini kesin ve somut delillerle (örneğin, sanığın olay anında başka bir ülkede olduğunun kanıtlanması gibi) tespit ederek beraat kararı vermişse, bu 'maddi olgu tespiti' hukuk hakimini bağlar. Hukuk hakimi, 'fiili bu kişi işlemiştir' diyerek bu maddi olguyla çelişen bir karar veremez. Bu durumda, beraat eden kişi aleyhine aynı fiile dayalı olarak tazminata hükmedilemez. (Bkz. HGK 15.04.2011, E. 2011/4-58, K. 2011/176).