Bir ceza davasında, sanığın eylemi, TCK'da düzenlenen hem tehdit suçunu hem de TCK m. 117/1'deki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturabilecek niteliktedir. Örneğin sanık, rakip dükkan sahibine 'Burada bir daha simit satarsan seni denize atarım' demiştir. Bu durumda sanığa her iki suçtan ayrı ayrı mı ceza verilir, yoksa suçlardan biri diğerinin unsuru sayılarak tek bir suçtan mı hüküm kurulur? Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2021/28714 E. ve 2017/22687 E. sayılı kararlarındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65058

Bu durumda sanığa tek bir suçtan, yani iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan (TCK m. 117/1) ceza verilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin istikrarlı kararlarında (2021/28714 E., 2017/22687 E. vb.) belirtildiği üzere, bu tür durumlarda tehdit eylemi, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun 'unsuru' veya 'aracı' niteliğindedir. TCK m. 117/1, suçun işlenmesi için 'cebir veya tehdit kullanarak' ifadesiyle, tehdidi kendi bünyesinde bir araç fiil olarak zaten barındırmaktadır. Tehdit, iş ve çalışma hürriyetini ihlal etme özel kastıyla ve bu amaca yönelik olarak kullanıldığında, bağımsız bir suç olmaktan çıkar ve TCK m. 117/1 suçunun bir parçası haline gelir. Bu durum, TCK m. 42'deki 'bileşik suç' mantığına benzer bir uygulamadır. Tehdit, daha ağır bir netice olan iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunun içinde erir. Bu nedenle, mahkemenin sanığı hem tehditten hem de iş ve çalışma hürriyetinin ihlalinden ayrı ayrı cezalandırması, aynı fiilden dolayı iki kez cezalandırma anlamına gelir ve hukuka aykırıdır. Sanığın eylemi bir bütün (kül) olarak değerlendirilmeli ve sadece TCK m. 117/1'den hüküm kurulmalıdır.