Bir trafik kazasında, asli kusurlu olduğu tespit edilen bir sürücü hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyetine ve TCK m. 53/6 uyarınca sürücü belgesinin 6 ay süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. Sanık, TCK m. 50/1-e'ye göre, hapis cezası yerine, ehliyetinin daha uzun bir süre (örneğin 1 yıl) geri alınması şeklinde bir 'seçenek yaptırıma' çevrilmesini talep edebilir mi? Bu iki kurum (güvenlik tedbiri ve seçenek yaptırım) arasındaki ilişkiyi açıklayınız. (Bkz. Yargıtay 12. HD, 2014/10073 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65055

Bu talep hukuken sorunludur ve kabul edilmemelidir. TCK m. 53/6'daki sürücü belgesinin geri alınması, bir 'güvenlik tedbiri'dir. TCK m. 50/1-e'deki sürücü belgesinin geri alınması ise, kısa süreli hapis cezasına alternatif olarak öngörülen bir 'seçenek yaptırım'dır. Bu iki kurum birbirinden farklıdır ve farklı amaçlara hizmet eder. Güvenlik tedbiri, failin tehlikeliliğini ortadan kaldırmaya yönelik, cezaya ek olarak uygulanan bir önlemdir. Seçenek yaptırım ise, hapis cezasının yerine geçen, cezanın kendisidir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2014/10073 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, TCK m. 50/1-e'deki seçenek yaptırımın uygulanabilmesi için, işlenen suçun 'sürücülük mesleğinin icrasıyla' doğrudan bir bağlantısının olması ve hapis cezasının bu yaptırıma çevrilmesinin orantılı olması gerekir. Mahkeme, hem güvenlik tedbiri olarak TCK m. 53/6'yı uygulayıp hem de hapis cezasını ayrıca TCK m. 50/1-e'ye göre seçenek yaptırıma çeviremez. Genellikle, TCK m. 53/6'daki güvenlik tedbirinin uygulanması yeterli görülür ve hapis cezası, adli para cezası gibi başka seçenek yaptırımlara çevrilir. Hapis cezasının kendisinin ehliyetin geri alınmasına çevrilmesi, özellikle mesleği şoförlük olmayan biri için orantısız bir yaptırım olabilir.