Bir haksız fiil davasında, hem maddi hem de manevi tazminata hükmedilmiştir. Hükmün, maddi tazminata ilişkin kısmı temyiz kesinlik sınırının altında, ancak manevi tazminata ilişkin kısmı bu sınırın üzerindedir. Bu durumda, maddi tazminata ilişkin kısım da manevi tazminata ilişkin kısımla birlikte temyiz edilebilir mi? Birleştirilen davalarda temyiz sınırı nasıl belirlenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65048

Maddi ve manevi tazminat talepleri, aynı haksız fiilden kaynaklansalar dahi, nitelikleri itibarıyla birbirinden bağımsız, iki ayrı dava olarak kabul edilirler. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir dava dilekçesinde birden fazla talebin (objektif dava birleşmesi) ileri sürülmesi veya davaların birleştirilmesi (HMK m. 166) durumunda, temyiz kesinlik sınırı her bir dava veya talep için ayrı ayrı değerlendirilir. Taleplerin değerleri toplanarak tek bir kesinlik sınırı hesaplaması yapılmaz. (Bkz. Yargıtay 9. HD, 2016/14343 E., 2017/7614 K. kararındaki 'Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir' ilkesi). Dolayısıyla, somut olayda, maddi tazminata ilişkin hüküm, temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı için bu kısım kesindir ve temyiz edilemez. Manevi tazminata ilişkin hüküm ise kesinlik sınırının üzerinde olduğu için temyize tabidir. Davacı veya davalı, sadece hükmün manevi tazminata ilişkin kısmını temyiz edebilir. Maddi tazminat kısmının temyiz talebi, kesinlik nedeniyle reddedilecektir.