Davalı, yargılamanın ilk duruşmasında davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. Bu durumda davalı, yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulabilir mi? HMK m. 312/2'deki 'davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş olma' koşulu bu bağlamda nasıl değerlendirilmelidir? (Bkz. Yargıtay 8. HD, 2016/12931 E., 2016/13098 K.)
Davalının ilk duruşmada davayı kabul etmesi, tek başına yargılama giderlerinden muaf tutulması için yeterli değildir. HMK m. 312/2'ye göre, davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için iki koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekir: 1) Davalı, yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmelidir. 2) Davalı, davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş olmalıdır. Somut olayda, davalı ilk koşulu yerine getirmiştir. Ancak ikinci koşul olan 'davaya sebebiyet vermeme' hali de ayrıca değerlendirilmelidir. Örneğin, bir borç ilişkisinde, davalı borcunu ödemesi için kendisine yapılan ihtara rağmen ödememiş ve davacıyı dava açmak zorunda bırakmışsa, davaya kendi davranışı ile sebebiyet vermiş sayılır. Bu durumda, ilk duruşmada borcu kabul etse dahi yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2016/13098 K. sayılı kararında, istihkak iddiasında bulunan davalının, dava açıldıktan sonra cevap dilekçesiyle iddiasından vazgeçmesi, bir tür kabul olarak değerlendirilmiş ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinde indirim yapılması gerektiği belirtilmiştir. Bu da gösteriyor ki, davayı kabulün zamanlaması ve davaya sebebiyet verip vermeme durumu, sorumluluğun belirlenmesinde kritik rol oynar.