Bir kooperatif üyesi, haksız olarak ihraç edildikten sonra kooperatifin açtığı tapu iptali ve tescil davasını kaybetmiştir. Üye, bu kararın kesinleşmesinden sonra, kooperatife yaptığı ödemelerin ve taşınmaza yaptığı faydalı masrafların iadesi için tazminat davası açmıştır. Davalı kooperatif, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/5. maddesindeki zamanaşımı süresinin dolduğunu ileri sürmüştür. Bu davada uygulanacak zamanaşımı süresi nedir ve ne zaman başlar? (Bkz. Yargıtay 23. HD, 2015/332 E., 2015/7522 K.)
Bu davada uygulanacak zamanaşımı, tapu iptali ve tescil ile müdahalenin men'ine ilişkin kararın kesinleştiği tarihten itibaren başlayan 10 yıllık genel zamanaşımı süresidir (TBK m. 146). Davalı kooperatifin savunduğu 1163 sayılı Kanun m. 17/5'teki zamanaşımı, üyenin 'ihraç kararına' karşı açacağı iptal davasına ilişkindir ve bu davayla ilgisi yoktur. Somut olaydaki dava, haksız ihraç kararının iptali davası değil, bu haksız ihraç ve sonrasındaki tapu iptali davası sonucunda ortaya çıkan bir sebepsiz zenginleşme veya haksız fiil tazminatı davasıdır. Davacının, kooperatife yaptığı ödemeleri ve masrafları geri isteme hakkı, taşınmazı iade etme yükümlülüğünün kesinleştiği anda doğar. Bu an da, aleyhine sonuçlanan tapu iptali ve tescil davası kararının kesinleştiği andır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2015/7522 K. sayılı kararında da bu ilke benimsenmiştir. Dolayısıyla, zamanaşımı süresinin başlangıcı, tapu iptal kararının kesinleşme tarihidir ve bu tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açılabilir.