Bir kimse, kasten işlediği bir suçtan dolayı 3 yıl hapis cezasına mahkum olmuştur. Bu mahkumiyetin TCK m. 53/1 uyarınca doğuracağı hak yoksunluklarının süresi ne kadardır? Bu süre, cezanın infazı (örn. koşullu salıverilme) ile nasıl ilişkilidir? Özellikle vesayet altına alınma durumu açısından Medeni Kanun ile TCK arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
TCK m. 53/2'ye göre, TCK m. 53/1'de sayılan hak yoksunlukları, kural olarak, hükmedilen hapis cezasının 'infazı tamamlanıncaya kadar' devam eder. Cezanın infazının tamamlanması, koşullu salıverilme tarihi değil, bihakkın tahliye tarihidir. Yani, 3 yıl hapis cezası alan kişi, cezaevinden koşullu salıverilse dahi, denetim süresinin sonuna kadar bu hak yoksunluklarına tabi olmaya devam eder. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır: Medeni Kanun m. 407, 'Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır' hükmünü amirdir. Kısıtlanan kişiye vasi atanır. TMK m. 471'e göre ise, 'Özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkûmiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayet, hapis hâlinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.' Bu iki kanun birlikte yorumlandığında; TCK m. 53/1'deki genel hak yoksunlukları bihakkın tahliye tarihine kadar sürerken, kısıtlılık ve vesayet durumu, kişinin fiilen cezaevinden çıktığı (koşullu salıverilme dahil) anda sona erer. (Bkz. Y2HD-K.2005/8442).