Bir kimsenin, kaybettiği nüfus cüzdanını ele geçiren sanık, bu cüzdana kendi fotoğrafını yapıştırarak sahte bir kimlik oluşturmuş ve bu sahte kimlikle bir banka şubesine başvurarak mağdur adına kredi kartı çıkarttırmıştır. Sanığın bu fiilinin TCK m. 245 açısından hukuki nitelendirmesi ne olmalıdır? Bu eylem aynı zamanda resmi belgede sahtecilik (TCK m. 204) suçunu da oluşturur mu? Suçların içtimaı kuralları nasıl uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65029

Sanığın bu fiili, bir bütün olarak TCK m. 245/2'de tanımlanan 'başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretmek' suçunu oluşturur. Bu fıkra, sadece kartın fiziksel olarak sahte üretilmesini değil, aynı zamanda sahte belgelerle başvuru yaparak bankanın aldatılması suretiyle gerçek bir kartın haksız yere temin edilmesini (ürettirilmesini) de kapsar. Sanığın, sahte nüfus cüzdanı oluşturması ve kredi kartı başvuru formunu imzalaması, TCK m. 245/2'deki suçun işlenmesi için kullanılan araç fiillerdir. Yargıtay'ın uygulamasına göre, bu tür durumlarda sahte belge düzenleme fiilleri, TCK m. 245'teki özel suçun unsurunu oluşturduğu için, TCK m. 204'teki resmi belgede sahtecilik suçundan ayrıca ceza verilmez. TCK m. 245, resmi belgede sahtecilik suçuna göre daha özel bir norm niteliğindedir (lex specialis). Dolayısıyla, TCK m. 42'deki bileşik suç veya TCK m. 44'teki fikri içtima benzeri bir mantıkla, sadece daha özel olan ve daha ağır cezayı öngören TCK m. 245/2'den ceza verilir. (Bkz. Yargıtay 8. CD – Karar No: 2015/2265'teki mantık).