HMK m. 243/3, tanığın telefon, faks veya elektronik posta gibi araçlarla da davet edilebileceğini, ancak bu durumda davete rağmen gelmemeye bağlanan sonuçların (zorla getirme, para cezası) uygulanamayacağını belirtmektedir. Bu düzenlemenin pratikteki amacı ve hukuki mantığı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #65027

Bu düzenlemenin temel amacı, yargılamayı hızlandırmak ve kolaylaştırmaktır. Özellikle tanığın adresinin belirsiz olduğu, tebligatın uzun süreceği veya acil bir durumun olduğu hallerde, mahkemenin daha pratik ve hızlı iletişim araçlarını kullanarak tanığı duruşmaya davet etmesine olanak tanır. Hukuki mantığı ise şudur: HMK m. 245'te düzenlenen zorla getirme, giderlere ve para cezasına mahkum etme gibi yaptırımlar, tanığın 'usulüne uygun olarak çağrılmasına' rağmen gelmemesine bağlanmıştır. 'Usulüne uygun çağrı', kural olarak Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılan resmi bir tebligatı (davetiyeyi) ifade eder. Telefon, faks veya e-posta ile yapılan davet, bu resmi niteliği taşımaz ve tebliğ edildiğinin hukuken kesin bir şekilde ispatı zordur. Bu nedenle kanun koyucu, bu gayriresmi davet usulüne uymayan tanığa karşı, resmi tebligata uymamanın ağır sonuçlarının uygulanmasını engellemiştir. Bu, bir yandan yargılamayı hızlandırma amacına hizmet ederken, diğer yandan da tanığın haklarını koruyan bir denge mekanizmasıdır. Eğer mahkeme, tanığın gelmemesi halinde yaptırım uygulama niyetindeyse, mutlaka HMK m. 243/1 uyarınca resmi davetiye ile tebligat yoluna gitmelidir.