TCK m. 117/3'te düzenlenen fiil, 'ikinci fıkrada belirtilen durumlara düşürmek üzere bir kimseyi tedarik veya sevk veya bir yerden diğer bir yere nakletme' olarak tanımlanmıştır. Bu fıkranın hukuki niteliği nedir? Bu fiillerin, TCK m. 117/2'de düzenlenen asıl suça göre 'hazırlık hareketi' niteliğinde olmasına rağmen bağımsız bir suç olarak düzenlenmesinin ceza hukuku tekniği açısından anlamını açıklayınız.
TCK m. 117/3'te düzenlenen fiil, hukuki niteliği itibarıyla bir 'bağımsız hazırlık hareketi' veya 'tehlike suçu'dur. Ceza hukukunun genel ilkesi, suçun hazırlık hareketlerinin cezalandırılmamasıdır. Cezalandırma, kural olarak icra hareketlerinin başlamasıyla (teşebbüs) gündeme gelir. Ancak kanun koyucu, bazı durumlarda, korunan hukuki yararın önemi nedeniyle, henüz icra hareketlerine başlanmamış olsa bile, belirli hazırlık hareketlerini bağımsız bir suç olarak tanımlayabilir. TCK m. 117/3 de bu duruma bir örnektir. Maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'Kişileri, ikinci fıkrada belirlenen hâle düşürmemek için söz konusu hazırlık hareketlerini cezalandırmak yerindedir.' Yani, bir kişinin sömürüye dayalı, insan onuruna aykırı koşullarda çalıştırılması (m. 117/2) tehlikesinin önüne geçmek amacıyla, bu sonuca yönelik olan 'tedarik etme', 'sevk etme' veya 'nakletme' gibi fiiller, asıl suç tamamlanmamış veya teşebbüs aşamasına gelmemiş olsa bile, başlı başına ve tamamlanmış bir suç olarak cezalandırılmaktadır. Bu, kanun koyucunun korumak istediği hukuki değeri (insan onuru ve çalışma hürriyeti) daha erken bir aşamada ve daha etkin bir şekilde koruma altına alma iradesini göstermektedir.