Yasadışı bahis oynatma (7258 s. Kanun m. 5) suçundan yürütülen bir soruşturmada, sanığın işyerinde bulunan bilgisayarına, CMK m. 134'e göre özel olarak alınmış bir arama kararı olmaksızın, genel bir arama kararıyla el konulmuş ve bu bilgisayar üzerinde yapılan inceleme sonucunda elde edilen delillerle mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Bu delillerin hukuki niteliğini ve hükme esas alınıp alınamayacağını tartışınız. (Bkz. Yargıtay 19. CD, 2016/2106 K.)
Bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırıdır ve hükme esas alınamaz. CMK m. 134, 'Bilgisayarlarda, Bilgisayar Programlarında ve Kütüklerinde Arama, Kopyalama ve Elkoyma' başlığı altında özel bir düzenleme getirmiştir. Bu madde uyarınca, bir şüphelinin bilgisayar, bilgisayar programları ve kütüklerinde arama yapılması, kopyalanması ve bu materyallere el konulması, genel arama kurallarından (CMK m. 116 vd.) daha sıkı koşullara bağlanmıştır ve bu işleme özgü, gerekçeli bir hakim kararı gerektirir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/2106 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, CMK m. 134'e göre alınmış özel bir arama kararı bulunmaksızın, genel bir arama kararına dayanılarak bilgisayar üzerinde yapılan inceleme sonucu elde edilen veriler, hukuka aykırı delil niteliğindedir. Anayasa m. 38/6 ve CMK m. 217/2 uyarınca, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Dolayısıyla, mahkemenin, hukuka aykırı bu delilleri hükmüne esas alarak mahkumiyet kararı vermesi, usul ve yasaya aykırıdır ve bozma nedenidir. Mahkeme, bu deliller dışındaki hukuka uygun diğer delillere (varsa tanık beyanı, banka kayıtları vb.) göre bir değerlendirme yapmalıdır.