HMK m. 127, cevap dilekçesi verme süresinin dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki hafta olduğunu düzenler. Davalı, bu iki haftalık süre içinde mahkemeye başvurarak, davanın karmaşıklığı nedeniyle ek süre talep etmiştir. Mahkeme, bu talebi kabul ederek, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak üzere davalıya 'bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere' ek bir süre verebilir. Mahkemenin, bu koşullar altında 15 günlük bir ek süre verdiğini varsayalım. Davalı, bu 15 günlük ek sürenin de yetersiz olduğunu belirterek, bir aylık toplam sürenin kalan 15 günlük kısmı için ikinci bir ek süre talebinde bulunabilir mi?
Hayır, bulunamaz. HMK m. 127'nin gerekçesinde bu durum açıkça ele alınmıştır. Madde, ek sürenin 'bir defaya mahsus olmak üzere' verileceğini kesin bir dille ifade etmektedir. Gerekçede belirtildiği üzere, 'Ek süre bir aydan az belirlenmişse tekrar yapılan müracaat üzerine yeni bir ek süre daha verilemez. Başka bir ifadeyle, kalan süre ilâvesiyle sonradan süre bir aya tamamlanamaz.' Bu düzenlemenin amacı, davanın başlangıcında gereksiz yere uzamasını engellemektir. Mahkemenin, ek süre talebini değerlendirirken, olayın özelliklerini ve işin niteliğini dikkate alarak, bir defada ve bir ayı geçmeyecek şekilde uygun bir süre belirlemesi beklenir. Verilen bu ek süre, az olsa dahi, nihaidir ve uzatılamaz. Dolayısıyla, davalının ikinci bir ek süre talebi mahkeme tarafından reddedilmelidir.