Boşanma davasında delil olarak sunulan ve davalı eşe ait olduğu iddia edilen CD'nin, 'ne şekilde elde edildiği belli olmadığından' hukuka aykırı delil olduğu kabul edilebilir mi? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 16.09.2019 tarihli, 2019/1601 E. sayılı kararı bu konuda nasıl bir ilke ortaya koymaktadır? Delilin elde ediliş şeklinin ispat yükü kime aittir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64999

Evet, Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, delilin ne şekilde elde edildiğinin belirsiz olması, o delilin hukuka aykırı kabul edilmesi için yeterli bir gerekçe olabilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2019/1601 E. sayılı kararında, '...yazışmaların davacı-karşı davalı kadın tarafından ne şekilde elde edildiği belli olmadığından, hukuka aykırı olan bu delile itibar edilerek... kusur yüklenmesi yerinde olmamıştır' denilerek bu ilke açıkça ortaya konulmuştur. HMK m. 189/2'deki hukuka aykırı delil yasağı, delilin hukuka uygun yollarla elde edildiğinin ispatını gerektirir. Kural olarak ispat yükü, iddiasını o delile dayandıran taraftadır. Dolayısıyla, özel hayatın gizliliğini ihlal etme potansiyeli taşıyan bir CD, ses kaydı veya yazışma gibi bir delili mahkemeye sunan taraf, bu delili hukuka uygun yollarla elde ettiğini de açıklamalı ve gerekirse ispatlamalıdır. Delilin nasıl elde edildiği konusunda makul bir açıklama getirilmemesi veya bu konuda şüphe oluşması halinde, mahkeme delilin hukuka aykırı olarak elde edildiği varsayımından hareketle bu delili değerlendirme dışı bırakabilir. Bu yaklaşım, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması gibi temel hakların yargılama sürecinde ihlal edilmesini önlemeyi amaçlamaktadır.