Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazda paydaşlardan biri, diğer paydaşın rızası olmaksızın, payını aşacak şekilde taşınmazın tamamını fiilen kullanmaktadır. Diğer paydaş, bu duruma son vermek için el atmanın önlenmesi davası açabilir mi? Bu tür bir davanın dinlenebilmesi için Yargıtay'ın aradığı 'intifadan men' koşulu nedir ve bu koşulun varlığı nasıl ispatlanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64988

Evet, paydaşlardan biri, diğer paydaşın kendi payına yönelik haksız el atmasına karşı el atmanın önlenmesi davası açabilir. Ancak paydaşlar arasında açılan el atmanın önlenmesi davaları, üçüncü kişilere karşı açılandan farklı bir ön koşula tabidir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, bir paydaşın diğer paydaş aleyhine el atmanın önlenmesi davası açabilmesi için kural olarak davadan önce davalı paydaşa 'intifadan men' (yararlanmadan alıkoyma) ihtarında bulunmuş olması gerekir. İntifadan men koşulu, davacı paydaşın taşınmazdan yararlanma isteğini davalı paydaşa ilettiğini ve bu talebinin haksız olarak engellendiğini gösteren bir olgudur. Bu koşul, noter aracılığıyla çekilecek bir ihtarname, dava dilekçesinin tebliği veya tanık beyanları gibi her türlü delille ispatlanabilir. Ancak, bazı istisnai durumlarda intifadan men koşulu aranmaz: 1) Dava konusu taşınmazın kamu malı olması, 2) Ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren veya (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, 3) Paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddia etmesi ve diğerlerinin paydaşlığını inkâr etmesi, 4) Paydaşlar arasında daha önce bir kullanım anlaşması (fiili taksim) yapılmış ve her paydaşın kullanacağı yerin belirlenmiş olmasına rağmen bir paydaşın diğerinin yerine müdahale etmesi. Bu istisnalar dışında, intifadan men koşulu gerçekleşmeden açılan dava reddedilir.