HMK m. 3, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Ancak bu başlık altında sunulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2017/3186 sayılı kararında, kısmi bir alacak davasında temyiz kesinlik sınırının nasıl belirleneceği tartışılmaktadır. Kararda belirtilen ilkeye göre, 10.000 TL'lik bir alacağın şimdilik 1.000 TL'lik kısmı için açılan bir kısmi davada, temyiz kesinlik sınırı (örneğin 2.000 TL olduğunu varsayarsak) belirlenirken dava edilen 1.000 TL'lik değer mi, yoksa alacağın tamamı olan 10.000 TL'lik değer mi esas alınır? Gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64980

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2017/3186 K. sayılı kararında ve yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen ilkeye göre, alacağın bir kısmının dava edildiği kısmi davalarda, temyiz kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Bu kuralın temel gerekçesi, davaların bütünlüğünü korumak ve alacağın küçük parçalara bölünerek kesinlik sınırının altında bırakılması suretiyle temyiz yolunun kapatılmasını önlemektir. Kısmi dava, niteliği itibarıyla daha büyük bir alacağın bir parçasıdır ve davanın sonucunda verilecek karar, alacağın geri kalanı için de bir tespit niteliği taşıyabilir. Bu nedenle, uyuşmazlığın esasını oluşturan alacağın toplam miktarı, davanın hukuki önemini ve dolayısıyla temyiz edilebilirliğini belirleyen ana ölçüt olarak kabul edilir. Somut örnekte, alacağın tamamı 10.000 TL olduğu ve bu miktar 2.000 TL'lik varsayımsal kesinlik sınırını aştığı için, dava edilen kısım 1.000 TL olsa dahi, bu davada verilecek nihai karar temyize tabidir. Mahkeme kararının kesin olup olmadığına, dava dilekçesindeki talep edilen miktara değil, alacağın tamamına bakılarak karar verilir.