Bir tazminat davasında davacı, desteğinin bir şirkette yönetici olarak işe başlayacağını ve yüksek bir maaş alacağını iddia etmiş, ancak bu geliri ispatlamak için tanık beyanları dışında objektif bir delil sunamamıştır. Davalı taraf ise bu iddianın soyut olduğunu savunmuştur. Mahkemenin gerçek zararı tespit etmek amacıyla HMK m. 195 çerçevesinde re'sen yapması gereken araştırma yükümlülükleri nelerdir? (Bkz. Yargıtay 17. HD, 2014/18894 E., 2017/2217 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64977

Destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, gerçek zararın tespiti için desteğin gelirinin somut delillerle belirlenmesi esastır. Sadece tanık beyanları, özellikle çelişkili ise, gelirin ispatı için yeterli değildir. Bu durumda mahkemenin pasif bir şekilde delilleri beklemesi değil, HMK m. 195 uyarınca aktif bir rol üstlenerek gerçeği araştırma yükümlülüğü vardır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/2217 K. sayılı kararında da vurgulandığı gibi, mahkemenin yapması gerekenler şunlardır: 1) Desteğin yönetici olarak çalışacağı iddia edilen şirkete HMK m. 195 uyarınca müzekkere yazarak, şirkete ait ticari defter ve kayıtların (kaza tarihini de kapsayacak şekilde) mahkemeye gönderilmesini istemek. 2) Varsa, şirket ortaklar kurulu kararını incelemek. 3) Gelen belgeler üzerinden, gerekirse bir mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırarak, desteğin anılan şirkette bir görev alıp almadığının, alması kararlaştırılmış ise alacağı maaşın somut olarak tespit edilmesini sağlamak. Mahkeme, tarafların elinde olmayan ancak üçüncü kişilerde (burada şirket) bulunan bu delilleri re'sen getirtmekle yükümlüdür. Bu araştırma yapılmadan, sadece tanık beyanlarına veya asgari ücrete dayalı eksik bir inceleme ile karar verilmesi, usul ve yasaya aykırıdır.