Bir sosyal medya kullanıcısının, belirli bir etnik gruba yönelik olarak 'Bunların bu ülkede yaşamaya hakkı yok, hepsi yok edilmeli' şeklinde bir paylaşım yapması TCK m. 216/1 kapsamında mıdır, yoksa TCK m. 216/2 kapsamında 'halkın bir kesimini alenen aşağılama' suçunu mu oluşturur? İki fıkra arasındaki temel ayrım nedir ve somut olaydaki ifadenin hukuki niteliği ne olmalıdır?
İki fıkra arasındaki temel ayrım, fiilin niteliğindedir. TCK m. 216/2, halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak 'alenen aşağılamayı' suç sayar. Bu, onur kırıcı, küçük düşürücü ifadelerle bir grubun itibarını zedelemeye yöneliktir. TCK m. 216/1 ise daha ileri bir aşamayı, yani halkın bir kesimini diğer bir kesimi aleyhine 'kin ve düşmanlığa alenen tahrik' etmeyi cezalandırır. Tahrik, pasif bir aşağılamadan öte, aktif olarak nefreti körükleyen, husumet doğuran ve potansiyel olarak şiddet eylemlerine zemin hazırlayan kışkırtıcı bir eylemdir. Somut olaydaki 'Bunların bu ülkede yaşamaya hakkı yok, hepsi yok edilmeli' ifadesi, sadece aşağılama sınırlarını aşmakta, açıkça bir gruba karşı şiddeti ve yok etmeyi teşvik ederek, onlara karşı kin ve düşmanlığı kışkırtmaktadır. Bu ifade, 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike' yaratma potansiyeli taşıyan, nefret söyleminin en ağır biçimlerinden biridir. Bu nedenle, fiil TCK m. 216/2'deki aşağılama suçundan ziyade, daha ağır yaptırımlar öngören TCK m. 216/1 kapsamındaki halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunu oluşturur.