TCK m. 216/1'de düzenlenen 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçunun oluşumu için aranan 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike' kriterinin, bu suçu soyut tehlike suçundan somut tehlike suçuna dönüştürmesinin ifade özgürlüğü (Anayasa m. 26) üzerindeki etkilerini analiz ediniz. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin K.2020/10890 sayılı kararında belirtilen 'açıklık' ve 'yakınlık' kavramları, bir düşünce açıklamasının ne zaman meşru eleştiri sınırlarını aşıp cezalandırılabilir bir fiile dönüştüğünü belirlemede nasıl bir rol oynamaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64970

TCK m. 216/1'e 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın tehlike' kriterinin eklenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatları ve demokratik toplum düzeninin gerekleriyle uyumlu olarak ifade özgürlüğünün alanını genişleten kritik bir düzenlemedir. Bu kriter, suçu soyut tehlike suçu olmaktan çıkarıp somut tehlike suçu haline getirmiştir. Soyut tehlike suçunda, fiilin işlenmesiyle tehlikenin oluştuğu varsayılırken, somut tehlike suçunda fiilin kamu güvenliği için somut bir tehlike yaratma potansiyelinin hâkim tarafından ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Yargıtay'ın (K.2020/10890) belirttiği gibi 'açıklık', tehlikenin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortada olmasını; 'yakınlık' ise kullanılan ifadelerin zarar yaratma olasılığına yakın olmasını ifade eder. Bu, her türlü sert, rahatsız edici veya şoke edici ifadenin değil, sadece şiddeti teşvik eden, nefreti körükleyen ve toplumun bir kesimini diğerine karşı fiili bir eyleme yöneltme potansiyeli taşıyan, somut bir tehlike yaratan söylemlerin cezalandırılabileceği anlamına gelir. Bu kriterler sayesinde, ifade özgürlüğünün en geniş şekilde korunması amaçlanırken, kamu barışını ve güvenliğini fiilen tehdit eden tehlikeli söylemlerle mücadele arasında bir denge kurulmaya çalışılmaktadır. Hâkim, ifadenin içeriği, yapıldığı bağlam, söyleyenin konumu ve ifadenin potansiyel etkilerini bir bütün olarak değerlendirerek 'açık ve yakın tehlike'nin varlığını somut olgularla ortaya koymalıdır.