Rakip iki dolmuş hattı şoföründen biri olan sanık, diğer hattın şoförü olan katılanın aracının yanından hızla korna çalarak geçmiş, ileriden dönüp tekrar aynı şekilde tacizkar bir geçiş yapmıştır. Sanığın bu eylemi dışında katılana yönelik başkaca bir sözü veya davranışı olmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/14 sayılı kararı ışığında, sanığın bu eyleminin TCK m. 117/1'de düzenlenen iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçuna teşebbüs olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğini, 'elverişli hareket' kavramı çerçevesinde tartışınız.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2019/14 sayılı kararında da benzer bir olay ele alınmış ve sanığın eyleminin iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçunu oluşturmadığına karar verilmiştir. TCK m. 117/1'deki suçun oluşabilmesi için cebir, tehdit veya hukuka aykırı başka bir davranışla iş ve çalışma hürriyetinin 'ihlal' edilmesi gerekir. İhlal, kişinin çalışma düzeninin en azından geçici olarak bozulması veya engellenmesidir. Teşebbüsün (TCK m. 35) varlığı için ise failin, suçu işlemeye yönelik 'elverişli hareketlerle' doğrudan doğruya icraya başlaması gerekir. YCGK kararında belirtildiği üzere, bir aracın yanından korna çalarak hızla geçmek, tek başına iş ve çalışma hürriyetini ihlal etmeye yönelik 'elverişli bir hareket' olarak kabul edilemez. Bu eylem, tek başına bir cebir veya tehdit içermediği gibi, katılanın yolcu taşıma faaliyetini somut olarak engelleyecek veya bu düzene son verecek nitelikte değildir. Suçun neticesi olan 'ihlalin' gerçekleşmesine uygun bir icra hareketi söz konusu olmadığından, eylem ne tamamlanmış suç ne de teşebbüs aşamasında kalmış bir suç olarak nitelendirilebilir. Bu tür bir eylem, trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi başka suçları oluşturabilir, ancak TCK m. 117/1'in aradığı unsurları taşımaz.