TCK m. 117/2'de düzenlenen 'çaresizliğini, kimsesizliğini ve bağlılığını sömürmek suretiyle' kişiyi çalıştırma suçu ile TCK m. 80'de düzenlenen 'insan ticareti' suçu arasındaki ilişkiyi, özellikle sömürü amacı bakımından karşılaştırınız. Bir kişinin çaresizliğinden faydalanılarak çok düşük bir ücretle çalıştırılması her durumda TCK m. 117/2'yi mi oluşturur, yoksa koşulları varsa insan ticareti suçu da gündeme gelebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64968

TCK m. 117/2, daha çok iş ve çalışma hürriyetinin özel bir sömürü biçimine karşı korunmasını hedefler. Burada temel unsur, kişinin 'çaresizliği, kimsesizliği ve bağlılığının' sömürülerek, insan onuruyla bağdaşmayacak koşullarda veya orantısız düşük bir ücretle çalıştırılmasıdır. Korunan hukuki değer, çalışma hakkı ve insan onurudur. TCK m. 80'deki insan ticareti suçu ise çok daha geniş ve ağır bir suç tipidir. İnsan ticareti suçunda 'çalıştırmak amacıyla' kişiyi temin etme, sevk etme, barındırma gibi fiiller; tehdit, baskı, cebir, nüfuzu kötüye kullanma veya çaresizlikten yararlanma gibi araçlar kullanılarak işlenir. Temel fark, insan ticareti suçunda kişinin bir meta gibi alınıp satılması, taşınması ve üzerindeki iradesinin tamamen ortadan kaldırılarak sömürülmesidir. TCK m. 117/2'de ise kişinin rızası, sömürüye dayalı da olsa, bir çalışma ilişkisi temelinde mevcuttur. Ancak, sömürünün yoğunluğu, kişinin iradesinin ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı, kişiye yönelik tehdit, baskı ve cebir gibi fiillerin varlığı, eylemin TCK m. 117/2 kapsamından çıkıp daha ağır olan TCK m. 80'deki insan ticareti suçunu oluşturmasına neden olabilir. Dolayısıyla, her çaresizlikten faydalanma durumu TCK m. 117/2 değildir; fiilin işleniş biçimi ve sömürünün derecesi suçun vasfını belirleyecektir.