HMK m. 201'de düzenlenen 'senede karşı tanıkla ispat yasağı'nın, HMK m. 203'te sayılan yakın akrabalar arasındaki işlemlerde uygulanmamasının ardındaki mantığı açıklayınız. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/4373 K. sayılı kararı, bu istisnanın sınırını nasıl çizmektedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64483

HMK m. 203, yakın akrabalar (altsoy, üstsoy, kardeşler, eş vb.) arasındaki hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilebileceğini düzenleyerek HMK m. 201'e bir istisna getirir. Bu istisnanın ardındaki mantık, bu kişiler arasındaki güven, samimiyet ve ahlaki ilişkiler nedeniyle aralarında yazılı bir belge (senet) düzenlenmesinin beklenemeyeceği varsayımına dayanan 'manevi imkansızlık' halidir. Kanun, bu durumda ispat kolaylığı sağlamayı amaçlamıştır. Ancak Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2017/4373 K. sayılı kararı, bu istisnanın mutlak olmadığını ve bir sınırı olduğunu göstermektedir. Karara göre, eğer yakın akrabalar arasındaki bir hukuki işlem zaten bir senede bağlanmışsa, artık 'manevi imkansızlık'tan söz edilemez. Taraflar, aralarındaki ilişkiye rağmen işlemi yazılı delile bağlamayı tercih etmişlerdir. Bu durumda, senedin varlığı manevi imkansızlığı ortadan kaldırdığı için, senedin aksinin tanıkla ispatlanmasına imkan tanınmaz. Artık genel kural olan HMK m. 201 geçerli olur ve senede karşı iddiaların yine kesin delille (başka bir senet, ikrar, yemin vb.) ispatlanması gerekir. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-201-senede-karsi-tanikla-ispat-yasagi.html, HMK m. 201, HMK m. 203, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi - Karar: 2017/4373.)