Anayasa Mahkemesi'nin 08.09.2022 tarihli ve 2021/118 E. 2022/98 K. sayılı kararı ile CMK m. 193/2'nin iptal gerekçesini, 'lekelenmeme hakkı' ve 'aklanma hakkı' kavramları üzerinden analiz ediniz. İptal edilen hüküm uyarınca verilebilecek 'düşme' veya 'durma' kararlarının dahi masumiyet karinesini nasıl ihlal edebileceğini tartışınız.
AYM'nin CMK m. 193/2'yi iptal etmesinin temelinde, beraat dışındaki kararların dahi sanığın 'lekelenmeme hakkı'nı (kişinin adının bir suçla anılmaması) ve 'aklanma hakkı'nı (suçsuzluğunun kesin olarak tespiti) ihlal edebileceği düşüncesi yatar. 'Ceza verilmesine yer olmadığı' veya 'güvenlik tedbiri' kararları, sanığın eylemi işlediği tespitini içerdiğinden masumiyet karinesini zedeler. Makalede de belirtildiği gibi, sanığın yokluğunda verilebilecek bir 'düşme' (örn. zamanaşımı) veya 'durma' kararı, sanığın yargılamaya devam edilerek beraat etme, yani 'aklanma' hakkını elinden alır. Sanık, düşme veya durma kararı yerine, masumiyetini ispatlayarak tam bir aklanma sağlayan beraat kararını isteme hakkına sahiptir. Sanığın sorgusu yapılmadan, savunma hakkı kullandırılmadan bu tür kararların verilmesi, yargılamanın esas amacından saparak kişinin üzerinde bir şüphe gölgesi bırakır ve bu durum masumiyet karinesinin ihlali anlamına gelir. (Referans: sen.av.tr/tr/makale/cmk-m1932-ve-sucsuzlukmasumiyet-karinesi.html, Anayasa Mahkemesi 08.09.2022 tarihli ve 2021/118 E. 2022/98 K. sayılı karar, CMK m. 223.)