Taksirle öldürme suçunda (TCK m. 85) 'kusursuz sorumluluk' ilkesi uygulanır mı? Mağdurun taksirli davranışının, failin sorumluluğu üzerindeki etkisini ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini bu bağlamda değerlendiriniz.
Taksirle öldürme suçunda kural olarak 'kusursuz sorumluluk' ilkesi uygulanmaz. Failin cezalandırılması için TCK m. 22 uyarınca bir kusurunun (basit veya bilinçli taksir) olması zorunludur. Eğer failin hiçbir kusuru yoksa, eylemden sorumlu tutulmaz. (Örn. trafik kazasında kusuru olmayan sürücü ceza almaz.) Sonucun gerçekleşmesinde mağdurun taksirli davranışının da etkisi olması halinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadına göre (YCGK 07/12/2021 T, 2021/126 E., 2021/617 K.), diğer taksirli davranış nedensellik bağını kesmediği sürece bu durum failin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve taksirin niteliğini değiştirmez; ancak temel cezanın tayininde dikkate alınabilir. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi ('in dubio pro reo'), ceza muhakemesinin temel ilkelerindendir. Bu ilke gereği, sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi için herhangi bir soruna ilişkin şüphenin mutlak surette sanık yararına değerlendirilmesi gerekir. Suçun işlenip işlenmediği, sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştiriliş şekli hususunda şüphe belirmesi halinde, bu şüphe sanık lehine yorumlanır. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelir. (Referans: or.av.tr/taksirle-oldurme-sucu/, TCK m. 85, TCK m. 22, YCGK 07/12/2021 T, 2021/126 E., 2021/617 K., YCGK 10/02/2022 T, 2021/281 E., 2022/78 K.)