TCK m. 66/6'daki 'çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlar' ibaresinden ne anlaşılması gerektiğini doktrindeki görüşler ve TCK'daki diğer ilgili maddelerle (örn. TCK m. 103/3-c, d) açıklayınız. Bu kapsamdaki kişilerin dava zamanaşımının başlangıcına etkisi nedir?
TCK m. 66/6, çocuklara karşı işlenen suçlarda, eğer suç üstsoy veya çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenmişse, dava zamanaşımı süresinin çocuğun 18 yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlayacağını öngören özel bir düzenlemedir. Üstsoy: Çocuğun annesi, babası, anneannesi, babaannesi ve dedelerini kapsar. Makalede, kanunun lafzı gereği üvey üstsoyun dışarıda kaldığı belirtilse de, koruma amacı dikkate alındığında üvey anne, üvey baba ve diğer üvey üstsoyun da dahil edilmesi gerektiği savunulmaktadır. Çocuk üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler: Bu kavramın geniş yorumlanması ve TCK m. 103'ün 3. fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde çocukların cinsel istismarı suçundaki nitelikli hallerde sayılan kişilerin (üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı, üvey anne, üvey baba, üvey kardeş, evlat edinen, vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren veya koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü olan kişiler) bu kapsama dahil edilmesi gerektiği savunulur. Etki: Bu kişilerden biri tarafından işlenen suçlarda dava zamanaşımı, çocuğun 18 yaşını tamamladığı tarihten itibaren başlar. Bu, çocuğun kendisi üzerindeki nüfuzdan kurtulup hukuki işlemleri etkin biçimde yürütebilmesi amacıyla getirilmiş bir koruyucu hükümdür. (Referans: sen.av.tr/tr/makale/cocugun-soybagini-degistirme-sucu-ve-dava-zamanasimi-sorunu.html, TCK m. 66/6, TCK m. 103/3-c, 103/3-d, Anayasa m. 10/3.)