HMK 201. maddesindeki senede karşı tanıkla ispat yasağının temel mantığını ve bu kuralın 'muvazaa' iddiaları karşısındaki farklı uygulamalarını, özellikle üçüncü kişilerin ve sözleşmenin taraflarının muvazaa iddialarını kanıtlama yükümlülüğü açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64467

HMK 201. maddesinde düzenlenen senede karşı tanıkla ispat yasağının temel mantığı, hukuki işlemlerin yazılı belgeyle ispatlanması suretiyle hukuki güvenliği ve istikrarı sağlamaktır. Bu kural, bir senedin varlığı ve içeriğiyle çelişen iddiaların, o senedin gücünü ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte olması durumunda, tanıkla ispat edilemeyeceğini öngörür. Bunun yerine, iddia 'kesin delillerle' ispatlanmalıdır. Muvazaa İddiaları Karşısındaki Farklı Uygulama: Sözleşmenin Tarafları (Taraf Muvazaası): Muvazaa iddiası, muvazaalı sözleşmenin tarafı olan bir kişi veya onların halefi tarafından ileri sürülüyorsa, bu iddia HMK m. 200 ve 201 uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/10020 E., 2018/9401 K. sayılı kararı bu durumu teyit eder. Üçüncü Kişiler (HMK m. 203/d): HMK m. 203/d maddesi, 'Hukuki işlemlere ve senetlere karşı üçüncü kişilerin muvazaa iddiaları ile ilgili olarak tanık dinlenebilir.' Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin aynı kararında da belirtildiği üzere, üçüncü kişiler, tarafı olmadıkları bir sözleşmedeki muvazaa olgusunu kanıtlamak için tanık da dahil olmak üzere her türlü delili kullanabilirler. (Referans: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-201-senede-karsi-tanikla-ispat-yasagi.html, HMK m. 201, HMK m. 200, HMK m. 203/d, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/10020 E., 2018/9401 K.)