Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) CMK m. 193/2'nin iptali kararında 'ölçülülük ilkesi'nin (elverişlilik, gereklilik, orantılılık) nasıl uygulandığını analiz ediniz. Özellikle, iptal edilen hükmün meşru bir amaca hizmet etmesine rağmen neden ölçüsüz bulunduğu hususunu açıklayınız.
AYM, CMK m. 193/2 hükmünün (sanık hakkında mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiğinde sorgusu yapılmadan davanın bitirilmesi) Anayasa m. 13'te güvence altına alınan 'ölçülülük ilkesi'ne aykırı olduğuna karar vermiştir. AYM, kuralın yargılamanın süratle sonuçlandırılması (Anayasa m. 141/4) gibi meşru bir amaca dayandığını ve 'kanunilik' şartını taşıdığını kabul etmiştir. Ancak 'gereklilik' ve 'orantılılık' alt ilkeleri açısından sorun görmüştür. AYM, 'ceza verilmesine yer olmadığı' veya 'güvenlik tedbiri' gibi kararların, sanığın fiili işlediğinin tespitini içerdiğini ve mahkumiyet hükmü gibi olmasa da, sanık için başka hukuki sorumluluklar veya dezavantajlı konumlar yaratabileceğini belirtmiştir. Bu kararların sanığın sorgusu yapılmadan verilmesine imkan tanımanın, sanığın 'duruşmada hazır bulunma' ve 'savunma hakkı'na (adil yargılanma hakkı) orantısız bir sınırlama getirdiği sonucuna varmıştır. Sanığın eylemi işlediğinin tespiti, kişisel ve sosyal hayatında lekelenme riskini beraberinde getirdiğinden, savunma hakkının kısıtlanması bu amaca (hızlı yargılama) rağmen kabul edilemez ölçüde ağır bir müdahale olarak değerlendirilmiştir. (Referans: sen.av.tr/tr/makale/cmk-m1932-ve-sucsuzlukmasumiyet-karinesi.html, Anayasa Mahkemesi 08.09.2022 tarihli ve 2021/118 E. 2022/98 K. sayılı karar, Anayasa m. 13, Anayasa m. 36, Anayasa m. 141/4, CMK m. 193/2, CMK m. 223.)