Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (YCGK) 18.10.2023 tarihli, 2023/402 E. ve 2023/537 K. sayılı kararına konu olayda, hakimin iddianameyi kabul etme fiilinin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin tartışmayı, CMK m. 174'ün ilgili bendindeki yasal düzenlemenin tarihi gelişimini de dikkate alarak değerlendiriniz. Karara yönelik eleştirel bir perspektif sununuz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64459

YCGK'nın 18.10.2023 tarihli kararında, Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi hakiminin, soruşturma izni alınmaksızın düzenlenen iddianameyi kabul etmesinin görevi kötüye kullanma suçunu (TCK m. 257) oluşturup oluşturmadığı tartışılmıştır. Kararda, suç tarihinde (14.03.2012) CMK m. 174'te iddianamenin iadesi sebepleri arasında 'soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen' hallerin (CMK m. 174/1-d bendinin) henüz yürürlükte olmadığı (bu bent 7188 sayılı Kanunla 24.10.2019'da eklenmiştir) belirtilmiştir. YCGK, açık bir kanun hükmü bulunmasa dahi soruşturma izni alınması gereken hallerde iddianamenin iade nedeni olarak kabul edilmesi gerektiğini, hakimin kıdem ve tecrübesi dikkate alındığında eyleminin takdir hakkı kapsamında kalmadığını ve bilinçli olarak iddianameyi kabul ederek mağduriyete neden olduğunu savunmuştur. Eleştirel Perspektif: Makalede belirtildiği üzere, karara yönelik eleştiri, suç tarihinde CMK m. 174'te ilgili iade sebebinin açıkça yer almamasıdır. CMK m. 174'teki iade sebepleri sınırlı sayıdadır ve bu sebepleri kıyas yoluyla genişletmek, kanunilik ilkesine aykırıdır. Bu durumda, hakimin soruşturma izni eksikliği nedeniyle iddianameyi iade etme zorunluluğu bulunmadığı ve bu fiilin görevin gereklerine aykırı hareket olarak değerlendirilemeyeceği savunulmaktadır. (Referans: sen.av.tr/tr/makale/ycgk-kararinin-gorevi-kotuye-kullanma-sucu-bakimindan-degerlendirilmesi.html, TCK m. 257, CMK m. 174, Yargıtay Ceza Genel Kurulu 18.10.2023 tarih, 2023/402 E. ve 2023/537 K.)