Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 231. maddesinde düzenlenen 'Çocuğun soybağını değiştirme veya gizleme' suçu için dava zamanaşımının başlangıç tarihi konusunda Yargıtay içtihadı ile TCK m. 66/6 hükmü arasındaki çelişkiyi değerlendiriniz. Bu çelişkinin 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi (TCK m. 2) açısından doğurduğu sorunları açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64456

TCK m. 231/1, çocuğun soybağını değiştiren veya gizleyen kişiye ceza öngörür. Dava zamanaşımı süresi TCK m. 66/1-e'ye göre 8 yıldır. Ancak, TCK m. 66/6 özel bir hüküm getirir: 'Zamanaşımı, … çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.' Çelişki: Yargıtay kararlarında (örn. Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2020/24099 E., 2020/18750 K.), failin kim olduğuna bakılmaksızın (üstsoy veya nüfuz sahibi olup olmadığına), genellikle suçun tamamlandığı an olarak kabul edilen 'çocuğun nüfusa kaydedildiği tarihinden' itibaren dava zamanaşımı süresinin hesaplandığı görülmektedir. Bu uygulama, TCK m. 66/6'daki özel kuralı göz ardı etmektedir. Kanunilik İlkesi Sorunu: TCK m. 2'de düzenlenen 'suçta ve cezada kanunilik' ilkesi, kanun hükmünün lafzına bağlı kalmayı öngörür. Yargıtay'ın 66/6 hükmünü uygulamadan genel kuralı esas alması, kanunun emredici hükmüne açıkça aykırıdır. Bu, Anayasa m. 138/1 uyarınca hâkimin Anayasa ve Kanunlara bağlı karar verme zorunluluğuyla da çelişir. (Referans: sen.av.tr/tr/makale/cocugun-soybagini-degistirme-sucu-ve-dava-zamanasimi-sorunu.html, TCK m. 231/1, TCK m. 66/1-e, TCK m. 66/6, TCK m. 2, Anayasa m. 138/1, Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2020/24099 E. ve 2020/18750 K.)