Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) 08.09.2022 tarihli ve 2021/118 E. 2022/98 K. sayılı kararıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 193/2 hükmünün iptal edilmesinin gerekçelerini, adil yargılanma hakkı ve suçsuzluk/masumiyet karinesi bağlamında değerlendiriniz. Özellikle 'ceza verilmesine yer olmadığı' ve 'güvenlik tedbirine hükmedilmesi' kararlarının bu iptaldeki rolünü açıklayınız.
AYM, CMK m. 193/2'nin ('Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkumiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir.') Anayasa m. 36 (adil yargılanma hakkı) ve m. 38/4 (suçsuzluk/masumiyet karinesi) ile çeliştiği gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. İptal talebinin temelinde, CMK m. 223/3, 223/4 ve 223/6 uyarınca verilen 'ceza verilmesine yer olmadığı' ve 'güvenlik tedbirine hükmedilmesi' gibi kararların, sanığın suçu işlediğinin sabit olması ön koşuluna dayanması yatmaktadır. Bu durum, her ne kadar mahkumiyet hükmü olmasa da, sanığın fiili işlediğine dair bir tespiti içerir ve sanık hakkında hukuki sorumluluk ve başka dezavantajlı sonuçlar doğurabilir (lekelenmeme hakkının ihlali). AYM, sanığın duruşmada hazır bulunma ve savunma hakkının (yüze karşılık ilkesi) etkin kullanımının adil yargılanmanın temel unsuru olduğunu vurgulamıştır. Sanığın sorgusunun yapılmaksızın bu tür kararların verilmesine imkan tanımanın, adil yargılanma hakkına orantısız ve ölçüsüz bir sınırlama getirdiği sonucuna varmıştır. (Referans: sen.av.tr/tr/makale/cmk-m1932-ve-sucsuzlukmasumiyet-karinesi.html, Anayasa Mahkemesi 08.09.2022 tarihli ve 2021/118 E. 2022/98 K. sayılı karar, CMK m. 193/2, Anayasa m. 36, m. 38/4, CMK m. 223.)