5237 sayılı TCK'da 'failin güttüğü amaç ve saik'in, taksirli suçlarda temel cezanın belirlenmesinde bir ölçüt olamayacağı kabul edilmektedir. Buna karşın, TCK m. 174/3'teki 'kullanılış amacı gözetilerek' ifadesi bir çelişki yaratır mı? Açıklayınız.
İlk bakışta bir çelişki gibi görünse de, iki düzenlemenin işlevi farklıdır. TCK m. 61'deki 'amaç ve saik' genel olarak temel cezanın alt ve üst sınır arasında belirlenmesine ilişkin bir kuraldır ve kastı gerektirir. TCK m. 174/3'teki 'kullanılış amacı' ise, suçun daha az cezayı gerektiren özel bir halinin (önemsiz tür ve miktardaki patlayıcı) uygulanıp uygulanmayacağına karar verirken hakime tanınan bir takdir kriteridir. Burada amaç, cezanın miktarını belirlemekten çok, fiilin daha hafif olan bu fıkra kapsamına girip girmediğini tespit etmektir. Failin amacı meşru bir ihtiyacı karşılamaksa (örneğin, tarla açmak) bu fıkra uygulanabilir, ancak amacı birine zarar vermekse temel fıkradan (m. 174/1) ceza verilir. Dolayısıyla bu, temel cezanın belirlenmesinden önceki bir vasıflandırma sorunudur ve bir çelişki oluşturmaz.