Anayasa Mahkemesi'nin 'suçsuzluk karinesi hiçbir şart altında sınırlandırılması mümkün olmayan mutlak, vazgeçilmez evrensel bir temel haktır' şeklindeki tespiti (2020/35 E. sayılı karar), bu karinenin diğer temel hak ve özgürlüklerle (örneğin basın özgürlüğü) çatışması durumunda nasıl bir sonuca işaret eder?
Bu tespit, suçsuzluk karinesinin 'çekirdek hak' niteliğinde olduğunu ve temel hakların sınırlandırılması rejiminde özel bir konuma sahip olduğunu gösterir. Diğer temel hak ve özgürlükler (basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü gibi) demokratik toplumda gerekli ve ölçülü olmak kaydıyla sınırlandırılabilirken, suçsuzluk karinesi mutlak bir korumaya sahiptir. Bu nedenle, bu karine ile başka bir hakkın çatışması durumunda yapılacak dengelemede, suçsuzluk karinesine üstünlük tanınması ve bu karineyi ihlal edecek veya zedeleyecek sınırlamalara izin verilmemesi gerekir. Basın özgürlüğü, bir kişinin suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar onu suçlu gibi gösterme hakkını içermez.