Hürriyeti tahdit suçunda (TCK m. 109) mağdurun, özgürlüğünün kısıtlandığının farkında olması suçun oluşması için bir şart mıdır?
Hayır, şart değildir. Hürriyeti tahdit suçu, kişinin hareket etme özgürlüğüne yönelik objektif bir kısıtlama ile oluşur. Mağdurun bu kısıtlamanın sübjektif olarak farkında olup olmaması (örneğin uyuması, baygın olması) suçun tamamlanmasını etkilemez. Suçla korunan, kişinin fiili hareket iradesi değil, potansiyel hareket etme hürriyetidir. Failin, hukuka aykırı olarak mağdurun bu potansiyel hürriyetini sınırlaması suçun oluşması için yeterlidir. (Artuk, Gökcen, Yenidünya, a.g.e, s.4004; Hürriyeti Tahdit Suçunun Mağduru ve Korunan Hukuki Yarar başlıklı makale)