Tutukluluğun incelenmesinde CMK m. 108, şüphelinin veya müdafiinin dinlenmesini zorunlu kılarken, bu dinlemenin yapılmamasının yaptırımı nedir? Bu durum mutlak bir bozma nedeni midir?
CMK m. 108/1'deki 'dinlenilmek suretiyle' ifadesi emredici bir kuraldır ve savunma hakkının bir gereğidir. Şüphelinin veya müdafiinin usulüne uygun olarak çağrılmasına rağmen duruşmaya katılmaması veya dinlenmekten vazgeçmesi dışında, bu dinleme yapılmadan tutukluluğun devamına karar verilmesi, CMK m. 289/1-h'de sayılan 'hükme etki edecek nitelikte, savunma hakkının kısıtlanması' hali olarak kabul edilir. Bu, Yargıtay içtihatlarında 'mutlak hukuka aykırılık' olarak değerlendirilir ve hükmün bozulmasını gerektirir.