Görevi Kötüye Kullanma (TCK m. 257) ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma (TCK m. 109) suçları arasındaki ilişkiyi, YCGK'nın 2023/402 E. sayılı kararına konu olan somut olay üzerinden tartışınız. Kamu görevlisinin eylemi hangi durumda TCK m. 257 yerine doğrudan TCK m. 109'u oluşturur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #64361

YCGK kararına konu olayda, jandarma görevlilerinin, mahkeme kararının tanıdığı cenaze iznini hukuka aykırı bir emirle kısıtlayarak tutukluyu cezaevine geri götürmeleri eylemi, doğrudan TCK m. 109'daki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmaktadır. Bu durumda, kamu görevinin sağladığı yetki ve imkanlar suçun işlenmesinde bir araç olarak kullanılmıştır. Eylem, kanunda özel olarak 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' olarak tanımlandığı için, TCK m. 257'deki 'kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında' unsurundan dolayı görevi kötüye kullanma suçu değil, doğrudan TCK m. 109 uygulanır. Eğer kamu görevlisinin eylemi, belirli bir kişinin hürriyetini kısıtlamak yerine, daha genel ve soyut bir şekilde görevin gereklerine aykırı davranarak bir hak ihlaline (mağduriyete) yol açsaydı, o zaman TCK m. 257 gündeme gelebilirdi. Olayda ise doğrudan doğruya kişi hürriyetine bir müdahale söz konusudur.