İrtikap suçunda, CMK m.234 uyarınca 'suçtan zarar gören' sıfatıyla davaya katılma (müdahale etme) hakkının, sadece menfaati temin eden 'bireysel mağdur'a mı yoksa aynı zamanda 'kamu idaresine' de mi ait olduğunu, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2016/6697 sayılı kararını esas alarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62518

İrtikap suçu, niteliği gereği birden fazla hukuki değeri ihlal eder ve dolayısıyla birden fazla 'suçtan zarar göreni' olabilir. **Bireysel Mağdur:** Suçun doğrudan mağduru, iradesi fesada uğratılarak veya zorlanarak menfaat temin etmek zorunda kalan gerçek veya tüzel kişidir. Bu kişi, CMK m.234 uyarınca suçtan zarar gören olarak davaya katılma hakkına sahiptir. **Kamu İdaresi:** Ancak irtikap suçu, aynı zamanda kamu görevlisinin nüfuzunu kötüye kullanması ve kamu hizmetlerinin dürüst ve adil bir şekilde yürütüleceğine dair toplumsal inancı sarsması nedeniyle, 'kamu idaresinin güvenirliğine ve işleyişine' de zarar verir. Bu nedenle, suçun işlendiği kurum veya ilgili kamu idaresi de, bu suçtan 'dolaylı olarak zarar gören' konumundadır. **Yargıtay Kararının Analizi:** Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, irtikap suçundan yargılanan tapu görevlilerinin davasında, 'Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün' bu suçun 'zarar göreni' olduğu kabul edilmiştir. Yargıtay, bu sıfatı gereği kurumun CMK m.233-234'teki haklarını (davaya katılma, delil sunma, kanun yoluna başvurma vb.) kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiğini, bu yapılmadan yargılamaya devam edilmesinin usule aykırı olduğuna hükmetmiştir. Bu karar, irtikap suçunda, ilgili kamu idaresinin de 'suçtan zarar gören' sıfatıyla davaya katılma hakkına sahip olduğunu ve bu hakkın mahkemelerce gözetilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. (CMK m.233, 234; Yargıtay 5. CD, E.2016/6697)