Bir banka hesabının boşaltılması durumunda, hesap sahibinin, uğradığı zararın giderilmesi amacıyla 'sadece bankaya karşı' mı yoksa 'hem bankaya hem de paranın aktarıldığı üçüncü kişiye karşı' mı dava açabileceğini, bu iki davanın hukuki temelindeki (sözleşmeye aykırılık / sebepsiz zenginleşme) farkları dikkate alarak tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62515

Hesap sahibi, uğradığı zararın giderilmesi için her iki tarafa karşı da, ancak farklı hukuki sebeplere dayanarak dava açabilir. Bu, davacı için seçimlik bir hak veya birlikte dava açma imkanı sunar. 1) **Bankaya Karşı Açılacak Dava:** - **Hukuki Temel:** Bu davanın hukuki temeli, banka ile arasındaki 'sözleşmeye aykırılıktır' (TBK m.112). Banka, mevduatı koruma yönündeki objektif özen borcunu ihlal ettiği için sorumlu tutulur. - **Avantajları:** İspat yükü bankadadır ve zamanaşımı süresi daha uzundur (10 yıl). Bankanın mali gücü nedeniyle, kazanılan tazminatın tahsili daha kolaydır. 2) **Paranın Aktarıldığı Üçüncü Kişiye Karşı Açılacak Dava:** - **Hukuki Temel:** Bu davanın hukuki temeli, genellikle 'sebepsiz zenginleşmedir' (TBK m.77 vd.). Paranın aktarıldığı üçüncü kişi, hukuki bir sebep olmaksızın, başkasının (hesap sahibinin) malvarlığından zenginleşmiştir. Eğer bu kişi dolandırıcılık eylemine iştirak etmişse, 'haksız fiil' (TBK m.49) sorumluluğu da gündeme gelebilir. - **Dezavantajları:** İspat yükü davacıdadır. Zamanaşımı süresi daha kısadır (sebepsiz zenginleşme için 2 ve 10 yıl, haksız fiil için 2 ve 10 yıl). Ayrıca, bu üçüncü kişinin kimliğinin tespiti ve ondan paranın tahsili daha zor olabilir. **Sonuç:** Pratikte en etkili yol, öncelikle mali gücü ve ağırlaştırılmış sorumluluğu nedeniyle 'bankaya karşı' sözleşmeye aykırılığa dayalı tazminat davası açmaktır. Ancak, duruma göre her iki davalının da (banka ve üçüncü kişi) aynı davada (terditli veya birlikte) davalı olarak gösterilmesi de mümkündür. (TBK m.49, 77, 112, 146)