Maddi tazminat davalarında, davacının 'fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak' açtığı bir kısmi davada, yargılama sırasında alacağın tamamı belirlendiğinde, bakiye alacak için 'ıslah' yoluna başvurulması ile 'ek dava' açılması arasındaki temel farkları, özellikle 'zamanaşımı' ve 'yargılama giderleri' açısından karşılaştırınız.
Kısmi davada, bakiye alacağı talep etmek için başvurulabilecek ıslah ve ek dava yolları arasında önemli usuli ve mali farklar vardır: 1) **Zamanaşımı Açısından:** - **Islah (HMK m.176):** Islah, mevcut davayı genişleten bir işlemdir. Yargıtay'ın baskın görüşüne göre, ıslahla artırılan kısım için zamanaşımı, 'ilk davanın açıldığı tarihte' kesilmiş sayılır. Bu, davacıyı, yargılama sürerken bakiye alacağın zamanaşımına uğraması riskinden koruyan en önemli avantajdır. - **Ek Dava:** Ek dava, yeni ve bağımsız bir davadır. Bu nedenle, ek davaya konu edilen bakiye alacak için zamanaşımı, 'ek davanın açıldığı tarihte' kesilir. Eğer ek dava açıldığında, bakiye alacak için yasal zamanaşımı süresi dolmuşsa, davalı zamanaşımı defini ileri sürebilir ve dava bu nedenle reddedilebilir. 2) **Yargılama Giderleri Açısından:** - **Islah:** Islah, tek bir dava dosyası üzerinden yürür. Sadece artırılan miktar üzerinden 'tamamlama harcı' ödenir. Ayrı bir başvuru harcı, vekalet ücreti veya gider avansı gerekmez. Bu, daha az masraflı bir yoldur. - **Ek Dava:** Ek dava, sıfırdan yeni bir dava açmak anlamına gelir. Bu nedenle, yeni bir başvuru harcı, karar harcı, gider avansı ve ayrı bir avukatlık ücreti (vekalet ücreti) gerektirir. Bu, davacı için daha maliyetli bir süreçtir. Bu nedenlerle, bakiye alacağı talep etmek için, özellikle zamanaşımı riski taşıyan durumlarda, 'ıslah' yolu, ek dava açmaya göre çok daha avantajlı ve güvenli bir yöntemdir. (HMK m.109, 176)