Ceza Genel Kurulu'nun 2018/223 sayılı kararında, kadastro hakimi ile yazı işleri müdürünün eylemlerinin iştirak halinde 'ikna suretiyle irtikap' olarak kabul edilmesinin, TCK m.38'deki 'azmettirme' kurumunun uygulanması açısından sonuçlarını ve azmettirenin cezasının failin cezasıyla olan ilişkisini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #62507

TCK m.38, azmettirenin, 'işlenen suçun cezası ile' cezalandırılacağını düzenler. Ceza Genel Kurulu'nun anılan kararında, yazı işleri müdürü suçun 'faili', hakim ise 'azmettireni' olarak kabul edilmiştir. Bu kabulün cezai sonuçları şunlardır: 1) **Cezanın Belirlenmesi:** Azmettiren olan hakim, tıpkı fail olan yazı işleri müdürü gibi, 'ikna suretiyle irtikap' suçundan (TCK m.250/2) yargılanır ve bu suç için öngörülen ceza (3 yıldan 5 yıla kadar hapis) ile cezalandırılır. Yani, azmettirene, yardım edenden farklı olarak, ayrı veya daha hafif bir ceza değil, 'failin cezası' verilir. 2) **Şahsi Nedenlerin Etkisi:** TCK m.40/2 uyarınca, suça iştirakte, 'suçun işlenişine ilişkin özellikler' tüm iştirakçileri etkilerken, 'faile ilişkin şahsi nedenler' sadece o faile uygulanır. Örneğin, eğer fail olan yazı işleri müdürü hakkında TCK m.62'deki takdiri indirim uygulanırsa, bu indirim azmettiren olan hakime otomatik olarak uygulanmaz. Hakim için takdiri indirim nedenleri ayrıca değerlendirilir. 3) **Sorumluluğun Niteliği:** Azmettirenin sorumluluğu, asli bir sorumluluktur. Failin cezalandırılıp cezalandırılmaması, azmettirenin sorumluluğunu etkilemez (bağlılık kuralının istisnaları). Kararda, hakimin fiil üzerindeki hakimiyeti (talimat verme, hiyerarşik üstünlük) nedeniyle, suçu işlemeye karar verdiren kişi olduğu kabul edilmiş ve bu nedenle fail gibi sorumlu tutulmuştur. (TCK m.38, 40, 250/2; CGK - Karar:2018/223)