HMK m.105'e göre bir eda davasında, talep sonucunun 'bir şeyi yapmaya' veya 'yapmamaya' yönelik olmasının, hükmün icrası açısından ne gibi farklılıklar yarattığını, İcra ve İflas Kanunu'ndaki (İİK) 'bir işin yapılmasına veya yapılmamasına dair ilamların icrası' hükümleri çerçevesinde açıklayınız.
Bir eda davasında verilen mahkumiyet hükmünün icrası, edimin niteliğine göre farklılık gösterir: 1) **Bir Şeyi Vermeye (Para veya Mal Teslimi) Yönelik Hükümler:** Bu tür hükümler, en yaygın eda hükümleridir. Borçlu, hükmedilen para borcunu veya belirli bir malı alacaklıya vermeye mahkum edilir. Borçlu bu edimi yerine getirmezse, alacaklı, ilamlı icra takibi başlatır. Para alacakları için borçlunun malları haczedilerek satılır (İİK m.32 vd.). Belirli bir taşınır malın teslimi için ise, icra memuru o malı zorla alıp alacaklıya teslim eder (İİK m.24). 2) **Bir Şeyi Yapmaya Yönelik Hükümler (İİK m.30):** Mahkeme, borçluyu belirli bir 'işi yapmaya' mahkum etmişse (örneğin, bir duvarı yıkmaya, bir özrü düzeltmeye), borçlu bu işi yapmazsa, icra dairesi, işin niteliğine göre hareket eder: - **Başkası Tarafından Yapılabilen İşler:** Eğer iş, borçlunun yerine başkası tarafından da yapılabiliyorsa, işin yapılması için gereken masraf bilirkişiye takdir ettirilir ve bu masraf borçludan haciz yoluyla tahsil edilerek, iş bir başkasına yaptırılır. - **Sadece Borçlu Tarafından Yapılabilen İşler (Şahsa Bağlı Edimler):** Eğer iş, sadece borçlunun kişisel becerisi veya niteliğiyle yapılabiliyorsa (örneğin, bir ressamın tablo yapması, bir sanatçının konser vermesi), borçlu bu işi yapmaya zorlanamaz (kişi hürriyetinin korunması). Ancak, borçlu işi yapmazsa, alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi tarafından 'tazyik hapsi' ile cezalandırılabilir. 3) **Bir Şeyi Yapmamaya Yönelik Hükümler (İİK m.30):** Mahkeme, borçluyu belirli bir davranışı 'yapmamaya' (örneğin, rekabet etmemeye, belirli bir yere girmemeye) mahkum etmişse, borçlu bu yasağa aykırı davrandığı takdirde, alacaklının şikayeti üzerine yine icra mahkemesi tarafından 'tazyik hapsi' ile cezalandırılır. Görüldüğü gibi, 'yapma' ve 'yapmama' borçlarının icrası, doğrudan cebri icra yerine, dolaylı bir zorlama olan tazyik hapsi yaptırımını içerebilmektedir. (HMK m.105; İİK m.24, 30, 32)