TCK m.61/1'e göre temel cezanın belirlenmesinde, 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı' kriteri ile TCK m.35'teki 'teşebbüs' indirimi arasındaki ilişkiyi, 'mükerrer değerlendirme yasağı' ilkesi çerçevesinde açıklayınız.
TCK m.61/1'deki 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı' kriteri, temel cezanın belirlenmesinde önemli bir ölçüttür. Ancak bu kriter, 'teşebbüs' aşamasında kalmış suçlar için uygulanırken, mükerrer değerlendirme yasağına dikkat edilmelidir. **İlişki ve Mükerrer Değerlendirme Yasağı:** - **Teşebbüs İndirimi (TCK m.35):** TCK m.35/2, teşebbüs halinde cezada indirim yapılırken, 'meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre' bir oran belirleneceğini açıkça düzenlemiştir. Yani, bu kriter zaten teşebbüs indiriminin oranını (1/4 ile 3/4 arası) belirlemek için kanun tarafından özel olarak öngörülmüştür. - **Temel Cezanın Belirlenmesi:** Bu nedenle, hakim, teşebbüs aşamasında kalmış bir suçta, TCK m.61/1'e göre 'temel cezayı' belirlerken, 'teşebbüs nedeniyle tehlikenin az veya çok olmasını' ayrıca bir ağırlaştırıcı veya hafifletici neden olarak kullanamaz. Çünkü bu durum, aynı olgunun (tehlikenin ağırlığının) hem temel cezanın belirlenmesinde hem de teşebbüs indirim oranının saptanmasında iki kez değerlendirilmesi anlamına gelir ki bu, 'mükerrer değerlendirme yasağını' (non bis in idem) ihlal eder. **Doğru Uygulama:** Hakim, önce fiil tamamlanmış gibi varsayarak TCK m.61/1'deki diğer kriterlere göre bir temel ceza belirlemelidir. Ardından, TCK m.35'i uygularken, teşebbüsün yarattığı somut zarar veya tehlikenin ağırlığına göre bu temel ceza üzerinden makul bir indirim oranı (%25 ila %75 arası) uygulamalıdır. (TCK m.35, 61; Metin içi atıflar)