HMK'ya göre, bir davanın açılmasıyla birlikte, davacının dava dilekçesinde belirttiği taleplerle bağlı olması (taleple bağlılık ilkesi), yargılama sırasında bu taleplerin 'ıslah' (HMK m.176) yoluyla değiştirilebilmesi veya genişletilebilmesi imkanıyla nasıl bir denge içinde bulunmaktadır? Islah hakkının 'bir kez' kullanılabilmesinin gerekçesi nedir?
HMK'da, yargılamanın istikrarı ile tarafların hak arama özgürlüğü arasında bir denge kurulmuştur. Bu denge, 'taleple bağlılık ilkesi' ile 'ıslah' kurumu arasındaki ilişkiyle sağlanır. 1) **Taleple Bağlılık İlkesi (HMK m.26):** Bu ilke, yargılamanın sınırlarını çizer. Hakim, davacının dava dilekçesinde belirttiği talep sonucundan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Bu, davalının neye karşı savunma yapacağını bilmesini sağlar ve hukuki güvenliği temin eder. 2) **Islah Kurumu (HMK m.176):** Bu kurum, taleple bağlılık ilkesinin katı bir şekilde uygulanmasının yaratabileceği hak kayıplarını önlemek için getirilmiş bir 'düzeltme' mekanizmasıdır. Davacı, yargılama sırasında ortaya çıkan yeni durumlar (örneğin, bilirkişi raporuyla zararın daha yüksek çıkması) veya yaptığı bir hata nedeniyle, talep sonucunu veya dava sebebini 'ıslah' yoluyla değiştirebilir veya genişletebilir. **Dengenin Kurulması:** Islah, taleple bağlılık ilkesini tamamen ortadan kaldırmaz, sadece ona bir esneklik getirir. Bu denge, ıslah hakkının sınırlandırılmasıyla sağlanır: - Islah, ancak 'tahkikat sona erinceye kadar' yapılabilir. - Islah hakkı, aynı davada 'ancak bir kez' kullanılabilir. **Bir Kez Kullanılabilme Gerekçesi:** Islah hakkının bir kez ile sınırlandırılmasının temel gerekçesi, 'usul ekonomisi' ve 'yargılamanın sürüncemede bırakılmasının önlenmesidir'. Taraflara sınırsız bir ıslah hakkı tanınması, davanın her aşamada sürekli değişmesine, savunma hakkının zedelenmesine ve yargılamanın sonsuza kadar uzamasına neden olabilirdi. Bu sınırlama, taraflara bir düzeltme imkanı tanırken, yargılamanın istikrarını ve makul sürede sonuçlanmasını da güvence altına alır. (HMK m.26, 176)